Kısa Yanıt
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nda öngörülen şekil şartlarına uyulmadan yapılan tebligat usulsüz sayılır ve muhatabı bağlamaz. Tebligat Kanunu m.32 uyarınca usulsüz tebligatta süreler, evrakın fiilen öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar; icra takiplerinde şikayet süresi öğrenme tarihinden itibaren 7 gün, hukuk davalarında itiraz süresi genel olarak 2 haftadır.
1. Usulsüz Tebligat Halleri
7201 sayılı Tebligat Kanunu, tebligatın kime, nerede ve nasıl yapılacağını sıkı şekil şartlarına bağlar. Kanunun 21. maddesi, muhatabın adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun bulunmama nedenini komşu, yönetici, kapıcı veya muhtardan araştırıp tutanağa yazması gerektiğini öngörür; bu araştırma yapılmadan doğrudan muhtara bırakılan tebligatlar usulsüz kabul edilir. Aynı şekilde işyerinde yapılan tebligatlarda, evrakı teslim alan kişinin tebligatı almaya yetkili memur veya müstahdem olup olmadığının tutanakta somut olarak gösterilmesi zorunludur; bu şart yerine getirilmeden yapılan teslim de usulsüzlük oluşturur.
Usulsüz tebligat ile tebligatın hiç yapılmamış sayılması birbirinden farklıdır. İlkinde bir tebligat işlemi mevcuttur ancak yöntem hatalıdır; ikincisinde ortada hukuken sonuç doğurabilecek bir işlem yoktur (örneğin muhatapla hiçbir ilgisi olmayan bir adrese tebligat çıkarılması). Bu ayrım, sürelerin hangi andan itibaren işleyeceğini belirlemesi bakımından önemlidir.
TK m.32 – Öğrenme tarihinin esas alınması
Usulsüz de olsa bir tebligat muhatabına ulaşmışsa, muhatap kendisine yapılan tebligatı öğrendiğini beyan etmişse, tebliğ o tarihte yapılmış sayılır. Sürelerin hesabında bu tarih esas alınır.
2. İtiraz Süreleri ve Yargıtay Uygulaması
İcra takiplerinde usulsüz tebligat şikayeti, öğrenme tarihinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesine yapılmalıdır. Genel hukuk davalarında ise itiraz veya kanun yolu süreleri, işlemin niteliğine göre değişmekle birlikte usulsüz tebligat iddiasında da başlangıç noktası yine öğrenme tarihidir. Elektronik tebligatta ise UETS adresine ulaşan evrak, ulaştığı tarihi izleyen 5. günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır; bu süre okunup okunmadığına bakılmaksızın işler.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadına göre, işyerinde tebligatı teslim alan kişinin tebligatı almaya yetkili olduğuna dair mazbatada somut bilgi bulunmaması halinde mahkemenin bu eksikliği araştırmadan tebligatı geçerli kabul etmesi bozma nedenidir; borçlunun beyan ettiği öğrenme tarihine göre itirazının süresinde yapılmış sayılması gerekir.
Uygulama örneği
Bir icra takibinde ödeme emri, borçlunun MERNİS adresinde bulunmadığı gerekçesiyle doğrudan muhtara bırakılmış ancak tebliğ memuru adreste bulunmama sebebini komşu veya yöneticiden araştırmamışsa, borçlu tebligatı fiilen öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde icra mahkemesine usulsüzlük şikayetiyle başvurabilir; şikayet kabul edilirse itiraz süresi öğrenme tarihinden yeniden işlemeye başlar.
Sıkça Sorulan Sorular
Usulsüz tebligat davanın tamamını geçersiz kılar mı?
Hayır, sadece tebligata bağlı sürelerin başlangıcını etkiler; tebligat öğrenme tarihinde yapılmış sayılır ve süreler o tarihten yeniden işler.
Elektronik tebligatta usulsüzlük iddiası mümkün müdür?
Evet; UETS’ye ulaşma ve tebliğ edilmiş sayılma tarihlerinin hatalı hesaplanması, sistemsel arıza veya adres kaydı hataları usulsüzlük iddiasına konu olabilir.
İtiraz süresini kaçırdım, ne yapabilirim?
Tebligatın usulsüzlüğü ispatlanabiliyorsa gecikmiş itiraz talebiyle başvurulabilir; şikayet kabul edilirse o ana kadar yapılan usul işlemleri iptal edilir ve süreç öğrenme tarihinden itibaren yeniden başlar.
Yazan: sanalhukuk.org editörü
Yorum bırakın