Kısa Yanıt
Boşanmada mal paylaşımı, evlilik birliği içinde edinilen malların Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen edinilmiş mallara katılma rejimine göre tasfiyesiyle gerçekleşir. Kişisel mallar paylaşım dışında kalır; evlilik süresince edinilen mallar üzerinde diğer eş katılma alacağı, katkı payı alacağı veya değer artış payı alacağı talep edebilir. Bu talepler boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımına tabidir.
1. Mal Rejimi ve Alacak Türleri
Türk Medeni Kanunu, 1 Ocak 2002’den itibaren evlenen çiftler için kanuni mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimini benimser. Bu rejimde her eşin kişisel malları (evlilik öncesi sahip olunanlar, miras veya bağış yoluyla edinilenler, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar) kendisinde kalır; evlilik süresince edinilen mallar ise tasfiyede paylaşıma konu olur.
Üç ayrı alacak kalemi birbirinden ayrılmalıdır. Katkı payı alacağı, bir eşin diğerine ait bir malın edinilmesine veya korunmasına doğrudan katkı sağlaması halinde doğar ve 1 Ocak 2002 öncesi edinilen mallar için uygulanır. Katılma alacağı, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde her eşin diğerinin edinilmiş mallarındaki artık değerin yarısı üzerindeki hakkını ifade eder. Değer artış payı alacağı ise bir eşin diğerine ait bir malın değerinin artmasına karşılıksız katkı sağlaması durumunda, artan değer üzerinden talep edilir.
Paylaşım dışında kalan mallar
Evlilikten önce edinilen mallar, miras veya bağış yoluyla kazanılan mallar, kişisel eşyalar ve manevi tazminat alacakları kişisel mal sayılır ve tasfiyeye dahil edilmez.
2. Yargıtay Uygulaması ve Zamanaşımı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik içtihadına göre mal paylaşımı davalarında zamanaşımı süresi, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıldır. Anlaşmalı boşanma protokolünde tarafların mal rejimi tasfiyesine ilişkin taleplerinden açıkça feragat ettiklerine dair teknik ifadeler yer almıyorsa, protokolde geçen genel nitelikli “başka talebim yoktur” ibareleri feragat sayılmaz ve dava hakkı saklı kalır.
Uygulamada sık karşılaşılan bir durum, eşlerden birinin mal varlığı hakkında yeterli bilgiye sahip olunmamasıdır. Bu halde HMK m.107’de düzenlenen belirsiz alacak davası açılarak, önce karşı tarafın mal varlığının tespiti istenebilir; miktar dava sürecinde netleştirilir. Ayrıca boşanmada ağır kusurlu bulunan eşin, diğer eşin katkısıyla oluşan artık değer üzerindeki katılma alacağı payının azaltılması veya kaldırılması da mahkemece hakkaniyet gereği değerlendirilebilir.
Uygulama örneği
Evlilik süresince eşlerden birinin maaşıyla ödenen bir dairenin tapusu diğer eş üzerine kayıtlıysa, katkı sağlayan eş boşanma sonrası açacağı katılma alacağı davasıyla dairenin boşanma tarihindeki değerinin yarısı üzerinden hak talep edebilir; katkının banka dekontu, havale kaydı gibi somut delillerle ispatlanması gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Anlaşmalı boşanmadan sonra mal paylaşımı davası açılabilir mi?
Evet. Anlaşmalı boşanmanın geçerliliği için mal paylaşımı konusunda anlaşma şart değildir; protokolde açık feragat yoksa 10 yıllık süre içinde ayrı dava açılabilir.
Evlilik öncesi alınan araç mal paylaşımına dahil olur mu?
Hayır. Evlilikten önce edinilen taşınır ve taşınmazlar kişisel mal sayılır ve diğer eş bu mallar üzerinde kural olarak hak talep edemez.
Zamanaşımı ne zaman başlar?
Boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar; yabancı mahkeme kararlarının tanınması gereken hallerde tanıma/tenfiz kararının kesinleşmesi esas alınır.
Yazan: sanalhukuk.org editörü
Yorum bırakın